Connect with us

Dış gündem

Erdoğan’dan Pakistan halkına sitem: Tedavi için Batılı ülkeleri tercih ediyorlar

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İslamabad’da yaptığı konuşmada, Pakistan halkının tedavi için Batılı ülkeleri tercih etmesine sitem ederek, Türkiye’yi tercih etmeleri konusunda tavsiyelerde bulundu. Erdoğan, “Bu alışkanlığı değiştirmek gerekiyor” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İslamabad’da düzenlenen Türkiye-Pakistan İş Forumu’nda bir konuşma gerçekleştirdi. İki ülke arasındaki ilişkilere değinen Erdoğan, Pakistan halkına bir konuda sitemde bulundu. “Pakistan halkının tedavi için Batılı ülkeleri tercih ettiğini öğrendim” diyen Erdoğan, Pakistan halkını sağlık turizmi adına Türkiye’ye davet etti. Erdoğan, “Gerek hizmette gerek fiyatlardaki uygunlukta Türkiye, Batı’dan çok çok ileri” ifadelerini kullandı.

Resmi temaslarda bulunmak üzere gittiği Pakistan’da bir konuşma gerçekleştiren Erdoğan, “Pakistan halkının tedavi için daha çok Batılı ülkeleri tercih ettiğini öğrendim. Ancak, artık bu alışkanlığı değiştirmek gerekiyor. Türkiye artık sağlık alt yapısında büyük bir aşama kaydetmiş ve dünya sağlık turizminin ana destinasyonlarından biri haline gelmiştir” dedi.

“GEÇEN SENE 500 BİN KİŞİYİ AĞIRLADIK”

Türkiye’deki sağlık sisteminin Batılı ülkelerden daha iyi olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı, “Bilhassa en son teknolojiye sahip şehir hastaneleri projelerimizde sağlık hizmetlerinin standardını yeniden belirledik. Gerek hizmette gerek fiyatlardaki uygunlukta Türkiye, Batı’dan çok çok ileri. Kamu özel işbirliği kapsamında 13 bin 417 yatak kapasiteli 10 adet şehir hastanesini açtık. Geçen sene yurt dışından 500 bin kişiyi sağlık turizmi kapsamında ülkemizde ağırladık. Pakistanlı kardeşlerimizin de yeni rotası, aynı tedavi hizmetlerini çok daha uygun fiyatlara ve dostane bir ortamda size sağlayan Türkiye olmalıdır. İnşallah el ele, omuz omuza vererek bunu sağlayacağımıza inanıyorum. Tüm hedeflerimize ulaşmamıza imkan verecek stratejik ekonomik çerçeveyi inşallah bugün İmran kardeşimle birlikte imzalayacağız” şeklinde konuştu.

Son dakika: pakistan'da bir konuşma gerçekleştiren erdoğan'ın sözleri, masaya vurularak kesildiSon dakika: Pakistan’da bir konuşma gerçekleştiren Erdoğan’ın sözleri, masaya vurularak kesildi

Haber Videosu: Erdoğan’dan Pakistan halkına sitem: Tedavi için batılı ülkeleri tercih ediyorlar

Devamını Gör
Yorum Yap

You must be logged in to post a comment Login

Yorumun

Dış gündem

NATO Twitter’dan video paylaştı: Türkiye NATO’dur, biz NATO’yuz

on

NATO, resmi sosyal medya hesabı üzerinden Türkiye’nin NATO’ya sağladığı katkılardan bahsettiği bir video paylaştı. Videoya “NATO ortak değerlere sahip bir ailedir.” notunu düştü.

NATO’nun resmi sosyal medya hesabı üzerinden, Türkiye’nin ittifaka sağladığı katkılardan bahsedilen klip, “NATO ortak değerlere sahip bir ailedir. Barış ve istikrar için müttefiklerimizle birleşiyoruz” mesajıyla paylaşıldı.

Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü’nün (NATO) resmi Twitter hesabı üzerinden, “Türkiye NATO’dur. Biz NATO’yuz” etiketiyle Türkiye’ye destek klibi paylaşıldı.

“NATO’YA DESTEĞİMİZ 1952’YE DAYANMAKTADIR”

Jet Pilotu Esra Özatay tarafından seslendirilen klipte, Türkiye’nin ittifaka sağladığı çeşitli katkılardan bahsedildi. Özatay, “Müttefikler olarak ortak değerleri paylaşıyoruz. Hem bu değerleri hem de birbirimizi korumak için birlikte hareket ediyoruz. NATO’ya desteğimiz Türkiye’nin ittifaka katıldığı 1952 yılına dayanmaktadır. NATO görev ve harekatlarına en fazla katkı sağlayan ülkelerden biriyiz. İttifaktaki ilk kadın jet pilotu Leman Bozkurt Altınçekiç’in Türk olmasından gurur duyuyoruz. Kendisi orduya katılmak üzere olan birçok genç kadın ve erkek için ilham kaynağı olmuştur” ifadelerini kullandı.

Her NATO üyesinin eşit derecede söz hakkı olduğunun belirtildiği klipte, “Kararları birlikte alıyoruz. Birlikte daha güçlüyüz ve daha güvendeyiz. Vatandaşlarımız için barış ve istikrarın sağlanmasına kendimizi adamış durumdayız” denildi.

Kaynak: İHAHaber Videosu: NATO Twitter’dan video paylaştı: Türkiye NATO’dur, biz NATO’yuz

Devamını Gör

Dış gündem

Çin’den 696 ABD ürünü için gümrük vergisi muafiyeti

on

ABD ile birinci aşama ticaret anlaşmasındaki taahhütlerini yerine getirmeye çalışan Çin, ABD’den ithal 696 ürün için gümrük vergisi muafiyetleri tanıyacağını açıkladı.

ABD ve Çin arasında varılan ve 14 Şubat’ta yürürlüğe giren birinci aşama ticaret anlaşması kapsamında Çin, ABD’den mal ve hizmet alımını iki yıl içinde 200 milyar dolar artırmayı taahhüt etmişti. Anlaşma kapsamında Çin, ABD’den ithal edilen 696 ürün için vergi muafiyeti tanıyacak.

ÇİN’İN SUNDUĞU EN ÖNEMLİ VERGİ MUAFİYETİ

Çin, anlaşma imzalandıktan sonra ABD’den ithal ürünlere yönelik bazı ek gümrük vergilerini geri aldı. İkili ticaret anlaşmazlığının tırmandığı sırada devreye alınan ek gümrük vergilerinde muafiyete tabi olacak ürünler arasında domuz eti, sığır eti, soyafasulyesi, LNG ve ham petrol gibi temel tarım ve enerji ürünleri bulunuyor. Muafiyete tabi olan diğer ürünler arasında denatüre etanol ve bazı buğday, mısır ve sorgum bulunuyor. Bakır cevheri ve konsantreleri, bakır hurdası ve alüminyum hurdası da dahil olmak üzere bazı tıbbi cihazlar ve metaller de gümrük vergisinden muaf tutulacak.

Böylece, Çin şimdiye kadar sunduğu en önemli gümrük vergisi muafiyetlerini uygulamaya koydu.

Kaynak: DHAHaber Videosu: Çin’den 696 ABD ürünü için gümrük vergisi muafiyeti

Devamını Gör

Dış gündem

Çin’in Uygur Türklerine uyguladığı baskının belgeleri sızdı! İbadet etmek gözaltına nedeni olarak görülüyor

on

Çin’in, gözaltı kamplarında tutulan yüzlerce Müslüman Uygur Türküne uyguladığı baskının belgeleri Associates Press ajansı tarafından ele geçirildi. Belgeler; ibadet etme, camiye gitme, uzun sakal bırakma ve izin verilenden daha fazla çocuk sahibi olmanın bile gözaltı nedeni olarak görüldüğünü ortaya koyuyor.

Çin’in, Sincan Uygur Özerk Bölgesi’ndeki Uygur Türklerini dini inançları ve kültürleri nedeniyle “mesleki eğitim merkezleri” adı altında faaliyet gösteren tartışmalı kamplarda gözaltında tuttuğuna ilişkin bir belge basına sızdı.

Associated Press (AP) ajansı tarafından ele geçirilen belgede, Çinli yetkililerin kimlerin bu kamplara alınacağına nasıl karar verdiklerine ilişkin kapsamlı veri tabanının yer aldığı görüldü.

ALIKONAN KİŞİLER HAKKINDA AYRINTILI DOSYALAR BULUNUYOR

2017-2018 yıllarında gözaltına alınan 311 Uygur Türkü hakkındaki bilgilere yer verilen veri tabanında, bu kişilerin, 2 binden fazla akraba, komşu ve dostlarının isimleri, kimlik numaraları, namaz kılıp kılmadıkları ya da Kur’an okuyup okumadıkları dahil pek çok bilginin varlığı da dikkati çekti.

Her bir veri, gözaltında tutulan kişinin adı, adresi, ulusal kimlik numarası, alıkonma tarih ve yerinin yanı sıra aileleri, dini ve geçmişte hangi semtte yaşadığı, gözaltına alınma sebebi, serbest bırakılıp bırakılmayacağına dair kararın yer aldığı ayrıntılı bir dosyayı da içeriyor.

İBADET ETME, CAMİYE GİTME GÖZALTI NEDENİ OLARAK GÖRÜLÜYOR

Veri tabanı, Çin hükümetinin, yetkililerin iddia ettiği gibi sadece “siyasi aşırılıkçılık” gerekçesiyle değil, ibadet etme, camiye gitme, uzun sakal bırakma ve izin verilenden daha fazla çocuk sahibi olmanın bile gözaltı nedeni olarak görüldüğünü ortaya koyuyor.

Aynı zamanda belgede, gözaltında akrabaları bulunanların bir kampa kapatılma ve suçlu muamelesine maruz kalma ihtimalinin çok daha yüksek olduğu görülüyor. Belgede, benzer şekilde bu kişilerin aile geçmişi ve dünya görüşünün, serbest bırakılıp bırakılmayacakları konusunda gözaltındayken gösterdikleri davranışlardan daha önemli bir faktör olduğu dikkati çekiyor.

Sincan Uygur Özerk Bölgesi yerel yönetimi, konuya ilişkin soruya yanıt vermezken Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Gıng Şuang, Sincan’da dindar kişilerin ve ailelerinin hedef alınıp alınmadığı sorusuna, “Bu tür saçmalıklar üzerine yorum yapmaya değmez” yanıtını verdi.

AİLELER “GÜVENİLİR” VE “GÜVENİLİR DEĞİL” ŞEKLİNDE TANIMLANIYOR

Sürgünde yaşayan Uygur Türkleri kaynaklarından gelen son belgelerin tarihi, Mart 2019’a dayanıyor. Listelenen tutuklular, nüfusunun yüzde 97’sinden fazlası Uygur Türkü olan Sincan’ın Taklamakan Çölü kenarındaki yaklaşık 650 bin nüfuslu Karakaş bölgesinden geliyor.

Liste, eski Karakaş sakinleriyle yapılan röportajlar, Çin kimlik doğrulama araçları ve AP tarafından görülen diğer listeler ve belgelerle destekleniyor. Gözaltına alınanların ve ailelerinin, katı kurallarla ve belli sınırlar çerçevesinde sınıflandırıldığı, ailelerin “güvenilir” veya “güvenilir değil” şeklinde tanımlandığı ve dünya görüşlerinin “sıradan” veya “iyi” olarak derecelendirildiği gözleniyor.

Aileleri muhafazakarlıklarını göstermek açısından “hafif” veya “ağır” dini atmosfere sahip diye ayıran veri tabanında, gözaltına alınan her bir tutuklunun kaç akrabasının hapishanede olduğunun veya bir “eğitim merkezine” gönderildiğinin bilgisi yer alıyor.

BİLGİLER “ÜÇ DAİRE” ADI VERİLEN BİR DOSYADA DERLENİYOR

Yetkililer, herhangi bir suç işlememiş olsalar bile, kişilerin ne kadar şüpheli olduğunu belirlemek için bu kategorileri kullanıyor.

Veri tabanı, bu bilgilerin çoğunun camilerde görevlendirilmiş, evlere ziyarete gönderilmiş ve topluluklara yerleştirilmiş kadrolar tarafından toplandığını gösteriyor. Sonrasında bu bilgiler bu kişilerin akrabalarını, bağlı oldukları cemaati ve dini geçmişlerini kapsayan “üç daire” adı verilen bir dosyada derleniyor.

Belgelere göre gözaltına alınanlar sadece dindarlar değil. Veri tabanı, Karakaşlı yetkililerin, yurt dışına gitme, pasaport alma veya yabancı yazılım yükleme gibi faaliyetler için de kişileri açıkça hedef aldığını gösteriyor.

“HEP ŞİDDETE KARŞI VAAZ VERİRDİ”

Çin hükümeti, 3 yıl önce Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nden Memtimin Emer isimli imamı, 3 oğluyla gözaltına aldı. Yeni ortaya çıkarılan belge, Emer ile oğullarının yanı sıra Karakaş ilçesindeki diğer yüzlerce kişinin gözaltına alınmasının temel sebebinin “dinleri ve aile bağları” olduğunu gösterdi.

Emer’in eski öğrencilerinden Abdullah Muhammed, hocasının adını gözaltına alınanlar listesinde görünce çok öfkelendiğini belirterek “Bunu hak etmedi. Herkes onu sever ve hürmet ederdi. Adaletsizliğe karşı sessiz kalamayan biriydi” dedi.

Karakaş’ın önde gelen hocalarından biri olarak bilinen Emer’den 6 yıl Kur’an eğitimi alan Muhammed, vaazlarında komünist propagandası yapmayı reddettiği için 1997’de imamlık görevinden alınan 80’li yaşlarındaki Emer’in dini toplantılara katılmadığı halde 2017 ve 2018’de çeşitli suçlamalardan 12 yıla kadar hapse mahkum edildiğini belirtti.

“Hep şiddete karşı vaaz verirdi. Onu tanıyan herkes, aşırılıkçı olmadığını bilir.” diyen Muhammed, Emer’in şimdilerde sağlık sorunları nedeniyle ev hapsinde olduğunu duyduğunu ancak oğullarının nerede bulunduğunun bilinmediğini söyledi.

“YETKİLİLERE SESSİZCE KARŞI ÇIKARDI”

Muhammed, camisinden ve öğretim hakkından yoksun bırakılmasına rağmen Emer’in, 20 yıl boyunca inançlarına sadık kalarak yetkililere sessizce karşı çıktığını aktardı. Emer’in üç oğlundan hiçbiri, bir suçtan hüküm giymediği halde veri tabanı 2017 boyunca, çok fazla çocuk sahibi oldukları, yurt dışına seyahat etmeye çalıştıkları, “güvenilmez” görüldükleri ya da “aşırıcılığa kaydıkları” veya hacca gittikleri için gözaltı kamplarına konulduklarını ortaya koydu.

Belgede ayrıca oğullarının Emer ile ilişkilerinin ve dini geçmişlerinin, gözaltı kamplarından çıkamayacak kadar “tehlikeli” olduklarını gösterdiği savunuldu.

SİNCAN UYGUR ÖZERK BÖLGESİ’NDEKİ TARTIŞMALI KAMPLAR

Çin’de son yıllarda Uygur Türklerinin yaşadığı Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nde “eğitim merkezi” adı altında faaliyet gösteren kamplar ile Uygur Türklerinin kimlik ve kültürlerine yönelik ihlaller, uluslararası kamuoyu tarafından eleştiriliyor.

Pekin’in “mesleki eğitim merkezleri” olarak adlandırdığı ancak uluslararası kamuoyunun “yeniden eğitim kampları” şeklinde tanımladığı yerlerde Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre en az 1 milyon Uygur Türkü’nün kendi rızası dışında tutulduğu tahmin ediliyor.

Pekin yönetimi, Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nde kaç kamp bulunduğuna, bu kamplarda kaç kişinin olduğuna ve ne kadarının sosyal hayata döndüğüne ilişkin bilgi vermiyor. Çin’in, bölgede yaşayan Müslüman Uygurlara, Çince dil eğitimi ile mesleki ve kültürel kurslar verdiğini öne sürdüğü kampların durumu hakkında net verileri paylaşmaması, uluslararası kamuoyunda derin kaygılara yol açıyor.

BM İnsan Hakları Konseyine üye 22 ülke, Temmuz 2019’da, Çin’in Sincan Uygur Özerk Bölgesi’ndeki Uygur Türkleri ve diğer azınlıklara yönelik muamelesini eleştiren ve kitlesel gözaltıların durdurulması çağrısında bulunan mektubu imzalamıştı. BM ve diğer uluslararası örgütler, kampların incelemeye açılması çağrılarını yinelerken, Çin şimdiye kadar kendi belirlediği birkaç kampın az sayıda yabancı diplomat ve basın mensubu tarafından kısmen görülmesine izin verdi.

Çin makamları, BM yetkililerinin doğrudan bilgi almak amacıyla bölgede serbestçe inceleme yapma talebini geri çeviriyor.

ÇİN HÜKÜMET RAPORU BASINA SIZDI

New York Times’ın Kasım 2019’da basına sızdırılan Çin yönetimine ait 403 sayfalık resmi belgeye dayandırdığı haberinde, Sincan Uygur Özerk Bölgesi’ndeki güvenlik birimlerine, nasıl hareket etmeleri gerektiğine dair verilen detaylı talimatlar dikkati çekmişti.

Belgenin en az 200 sayfasında Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ve diğer Çinli yetkililerin, bölgedeki Uygur nüfusunun kontrolü ve aralıksız denetim yapılmasına ilişkin talimatları yer alırken, İslamiyet’in yayılmasını önlemek için önlem alınması uyarısında bulunulduğu ifade edilmişti.

Belgede Şi’nin 11 Eylül saldırısı sonrası ABD’nin “terörle savaş” politikasını örnek alarak bölgede yaşananları “terörizmle mücadele” olarak tanımladığı, güvenlik birimlerine “asla merhamet gösterilmemesi” talimatı verdiği, diğer yetkililerin de bölgedeki kampları ve keyfi tutuklamaları meşrulaştıran yorumlarının yer aldığı belirtilmişti.

ABD Dışişleri Bakanı Pompeo, sızdırılan belgelerin Çin yönetimi tarafından bölgede yapılan insan hakları ihlallerini doğruladığı değerlendirmesinde bulunmuştu.

Devamını Gör

Arşivler

Köşe Yazıları

yazılar

YENİÇERİ BALABAN HASAN IN HİKEYESİ…!

13 Maddede Filmlere Taş Çıkaran Öyküsüyle İtalya’da Bir Türk Köyü “Moena” Ana Sayfa > Haberler > Gündem İtalya–Avusturya sınırında yer alan Moena, bir İtalyan köyüdür. Alp dağlarının en...

yazılar

KAHRAMANLARI YOKETMEYİN…!

MAALESEF destansı tarihimizde kahramanları hep kendi ellerimizle yada güce yakın olanların elleriyle ya yok etmişiz yada sürgün etmişiz,örneklerimi yok,balaban hasanın...

yazılar

BUGÜN CAN DİYECEĞİM AHMET CAN AVŞAR…..O BİR ÇOCUKTU.!

AŞAĞIDA YAZANLAR HER HABER KANALININ YAZDIĞI RUTİN ŞEYLER,BEN SİZE BUGÜN AHMET CAN AVŞAR I YAKINDAN TANIYAN BİRİSİ OLARAK ANLATACAĞIM,BU ÇOCUK...

yazılar

ÜLKE NEREYE GİDİYOR.!

ADALET,EŞİTLİK,DEVLET,MİLLET KAVRAMLARI NEDEN RAFA KALKIYOR,BİZİ YÖNETENLER NEDEN HER ŞEYİ KENDİ PENCERELERİNDEN DOĞRU GÖRME PEŞİNDELER,HALKIN ÇOĞUNLUĞU ÜLKE BATIYOR DERKEN NEDEN BİR...

yazılar

YERLİ ARAÇ VE TEMENNİMİZ..

Post Views: 45

yazılar

NE SÖYLEDİNİZ, NEDEN YAPTINIZ.?

Post Views: 75

yazılar

ÖZGÜR TÜRK SORUNLARA ÇÖZÜM DİYOR.

Post Views: 65

yazılar

Bir yıldız kaydı bu alemden/Ahmet Ünlü

DEMİREL döneminin A takımında olan döneminde müşteşarlık yapmış,daha sonra başbakanlık başdanışmanı AHMET ÜNLÜ VEFAT ETMİŞTİR.kendisi döneminde zor günler yaşamış firmaların...

yazılar

BÜYÜKANIT VEFAT ETTİ…

Yaşar Büyükanıt neden vef at etti? Türk Silahlı Kuvvetlerinin 25. Genelkurmay Başkanı Emekli Orgeneral Yaşar Büyükanıt’tan gelen vefat haberi sonrası...

ÇEK VE SENET ÇEK VE SENET
yazılar

SÖZÜN DOĞRUSU/ÇEK VE SENET..

ÇEK VE SENET NE BÜYÜK NİMET.. Hep diyoruz ya çek döndü,senet protesto oldu lanet olsun,bir daha almayacağım,biz bu şekilde gidersek...

Trending

Kangal Yazılım Copyright © 2014 OrionMedyaTv