Connect with us

Gündem

Koronavirüs: Grafiklerle dünyada salgına karşı alınan önlemler ve etkileri

on

Promo image for world shutdown story

Dünyada koronavirüs vakalarının sayısı 1,6 milyonu, virüsün neden olduğu Covid-19 hastalığı sonucu yaşamlarını yitirenlerin sayısı 98 bini aştı. Salgının yayılmasını ve sağlık sistemlerini kilitlemesini engellemek için dünyanın dört bir yanında farklı önlemler alındı. Bu tedbirleri ve etkilerini grafiklerle derledik.

Kolombiya’da sokağa çıkmak vatandaşların kimlik numaralarındaki rakamlara göre düzenlenirken, Belarus Devlet Başkanı Aleksandr Lukaşenko fazla önlem almayarak votka içmenin ve saunaya gitmenin daha çok işe yarayacağını söyledi.

Birçok hükümet sosyal mesafe uygulamalarını devreye sokarken, çoğu yerde de ülke içi ulaşımın tamamen kısıtlandığını gördük.

2019’un sonunda virüs ilk Çin’de görüldüğünde bu önlemler kulağa çok katı gelebilirdi ancak salgının yayılmasının önlenememesi yüzünden ülkeler katı kurallar devreye sokmaya başladı.

Image caption

Asya, Avustralya ve Yeni Zelanda’daki kısıtlamalar

100’den fazla ülkede Mart ayı sonu itibarıyla ulaşımın ve hareketliliğin kısmen ya da tamamen kısıtlandığını gördük.

Image caption

Avrupa ülkelerindeki kısıtlamalar

Çoğu bölgede ilk vakalar görülmeye başlandıktan sonra öncesinde bu uygulamaları devreye sokan Asya ve Avrupa ülkelerinin aldıkları önlemler örnek teşkil etti.

Image caption

Amerika kıtasındaki kısıtlamalar

Çin, vaka sayısının ve can kayıplarının sayısında düşüş yaşanmasının ardından aldığı bazı önlemleri gevşetti ancak ülkede hayat henüz normale dönmüş değil.

Çoğu ülke için de normal hayata ne zaman dönüleceği bilinmezliğini koruyor.

Image caption

Sahra Altı Afrika ülkelerindeki kısıtlamalar

Uçuş riski

Virüs ilk ortaya çıktığında çoğu ülkenin aldığı ilk önlem Çin uçuşlarını kısıtlamak ya da tamamen kaldırmak oldu; ya da riskli yerlerden gelen yolcular karantinaya alındı.

11 Mart’ta Dünya Sağlık Örgütü’nün koronavirüsü pandemi ilan etmesiyle daha katı uygulamalara gidildi.

ABD Başkanı Donald Trump, 15 Mart’ta Avrupa Birliği’nden ABD’ye gelen bütün zorunlu olmayan uçuşları durduklarını açıkladı. Bir gün sonra da Avrupa Birliği, Schengen Bölgesi dışından gelen ziyaretçilere sınırlarını kapadığını duyurdu.

Mart ayı sonunda dünyanın en büyük havalimanlarında hava trafiğinin önemli ölçüde gerilediği görüldü. Mart ayının son haftasında geçen yılın aynı dönemine kıyasla hava trafiği yüzde 63 azaldı.

Londra’daki dünyanın en kalabalık havalimanlarından, yılda 80 milyon yolcu taşıyan Heathrow’da, herhangi bir döneme kıyasla günlük uçuşların sayısında 1000 kadar azalma görüldü.

Image caption

Heathrow’dan uçuşlar üçte iki oranında azaldı

Şehir içi ulaşım

Hem şehirler arası hem de şehir içlerinde trafik azaldı.

Ulaşım uygulaması Citymapper’ın verilerine göre Madrid, Paris, Londra ve New York’ta yaşayanlar, normal bir günün 10’da birinden daha az oranında şehir içi yolculuk gerçekleştirdi.

İtalya’nın Milano şehrinde ise normalin sadece yüzde 3’ü oranında seyahatin gerçekleştiği görüldü.

Aynı zamanda sadece kısıtlamalar uygulandığında değil, kısıtlamalar uygulanmadan da ulaşımın azaldı.

Mesela Brezilya’nın en büyük şehri Sao Paulo’da 24 Mart’ta seyahat kısıtlamaları devreye girse de bu tarihten daha önce ulaşımın azaldığı görüldü.

Image caption

Büyük şehirlerde ulaşımda gözlenen düşüş

Hatta resmi olarak kısıtlama uygulanmayan şehirlerde ve ülkelerde de ulaşımın azaldığı görülüyor.

İsveç’te resmi olarak uygulanan bir kısıtlama olmasa da başkent Stockholm’de hem yürüyüş hem de toplu ulaşım ile yapılan seyahatlerde Citymapper verilerine yüzde 70’lik düşüş yaşandı.

Stockholm’de toplu ulaşımı sağlayan şirketin yaptığı açıklamaya göre bu araçların kullanım oranı neredeyse yarı yarıya azaldı.

Resmi olarak kısıtlama uygulamayan Asya ülkeleri Hong Kong ve Singapur’da da ulaşım kullanımının azaldığı görüldü.

Güney Kore ise çok sayıda koronavirüs vakasına sahip olmasına rağmen diğer Avrupa ülkeleri gibi sınırlarını ve ulaşımı kapamaya gitmedi, daha çok yaygın teste ve sosyal mesafe kurallarına uyma uygulamasına gitti.

Image caption

Resmi kısıtlamalar öncesi seyahat oranında azalma

Konum teknolojisini kullanarak trafik sıkışıklığı verilerini inceleyen TomTom’a göre dünyanın en büyük şehirlerindeki caddeler resmi kısıtlamalar devreye girmeden boşalmaya başlamıştı.

Japonya’nın başkenti Tokyo’da resmi bir kısıtlama olmamasına rağmen, okulların Mart ayı başından beri kapalı olması ve turistlerin eksikliği trafiğin neden azaldığını açıklıyor.

Endonezya’nın başkenti Jakarta ile ABD’nin Los Angeles şehri ve Hindistan’ın Yeni Delhi kenti de trafiğin azaldığını gösteren şehirler arasında.

Aşağıda görülen trafik sıkışıklığı grafiği, bir şehirde hiç trafik olmadığı zamana kıyasla seyahat etmenin ne kadar sürdüğünü gösteriyor.

Örneğin eğer trafik varsa, olmayan bir döneme göre ulaşım süresinin yüzde 50 arttığı görülebiliyor.

Image caption

Şehirlerde trafik akışı

Çin’de işlerin normale döndüğünü gösteren birtakım işaretler var. Başkent Pekin ve Şanghay’da trafiğin 2019 seviyelerine dönmeye başladığı görülebiliyor.

Aralık ayında koronavirüs salgınının ilk kez görüldüğü Vuhan kentinde ise trafiğin halen sıfır seviyesine yakın seyrettiği görülebiliyor.

Image caption

Çin’de günlük trafik sıkışıklığı verileri

Çevre

Kısıtlamaların en büyük olumlu etkilerinden biri dünya çapında hava kirliğinin azalması oldu.

Atmosferdeki NO2 seviyesi rüzgar hızı gibi çeşitli etmenlere bağlı olarak dalgalanır; bunu ölçmeye çalışan uyduların görevi ise bulutlarla engellenebilir.

Mart 2019’da Vuhan ve İtalya’da görülen farklılık bununla açıklanabilir.

Image caption

Vuhan’da hava kirliliği önemli ölçüde azaldı

Image caption

İtalya’nın kuzeyinde hava kirliliği azaldı

Ancak buralarda kısıtlamalar çok daha uzun süredir uygulanmakta, o yüzden 2019 ve 2020 yılları arasında NO2 seviyesi açısından yapılan kıyas önemli gözüküyor.

İş yaşamı

Ülkelerin kısıtlamaya gitmesiyle beraber çalışanların işlerine nasıl devam ettiği de değişti; çoğu kişi evden çalışıyor.

Bu da video aramaların ve anlık mesajlaşmaların nasıl önemli ofis araçları haline dönüştüğünü gösteriyor.

Image caption

Kullanıcı başına ortalama Slack mesajı

New York, Paris, Londra ve Berlin’de kullanıcıların mesajlaşmaları üçte bir oranından daha fazla arttı.

Devamını Gör
Yorum Yap

You must be logged in to post a comment Login

Yorumun

Gündem

Zabıta ekiplerinden poğaça istemesiyle gönüllere taht kuran 77 yaşındaki Burhan Kılıçkını’nın tedavisi, memleketi Mersin’de devam edecek.ZABITA İLE YAŞADIĞI DİYALOGDA KİBAR TAVIRLARI İLE DİKKAT ÇEKMİŞTİ Ordu’nun Altınordu ilçesi Taşbaşı Mahalesi’ndeki evinde yaşayan 77 yaşındaki Burhan Kılıçkını, ihtiyaçlarının karşılanması için kapısına gelen Altınordu Belediyesi zabıta ekiplerine verdiği sipariş sırasında kibar tavırları ile dikkatleri çekmişti. O anlar sosyal medyada büyük ilgi çekerken, Burhan Kılıçkını uygulamadan memnun olduğunu söylemişti.GEÇTİĞİMİZ GÜNLERDE HASTANEYE KALDIRILMIŞTIEvinde yalnız yaşayan ve şeker hastalığı bulunan Burhan Kılıçkını, ayağında bulunan yaranın kanaması üzerinde komşularından yardım istemiş, eve gelen komşuların kanamayı durduramaması üzerine 112 acil servis ekiplerine bilgi vermiş ve Burhan Kılıçkını Ordu Devlet Hastanesi’nde tedavi altına alınmıştı.ORDU’YA VEDA ETTİMersin’den gelen kızı Deniz Öztaş (33) ile damadı Şehmuz Öztaş (43) ile birlikte hastaneden ayrılan Burhan Kılıçkını, daha sonra Taşbaşı Mahallesi Sıtkıcan Caddesi’nde yaşamını sürdürdüğü evine geldi. Evinden bazı eşyalarını alan Kılıçkını, daha sonra 15 yıl yaşadığı Ordu’ya ve evine veda edip, memleketi Mersin’in yolunu tuttu. Özel seyahat izin belgesi alan Kılıçkını, bundan sonraki yaşamını Mersin’in Mezitli ilçesine bağlı Tece Mahallesi’nde sürdürecek. “MEMLEKETİME YERLEŞMEYE KARAR VERDİM”Evinin önünde konuşan Burhan Kılıçkını, rahatsızlığı nedeniyle memleketine yerleşme kararı aldığını söyledi. Tek yaşadığı için ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığını belirten Kılıçkını, ”Burada 15 yıl oturdum. 15 yıl oturduktan sonra da başıma bu rahatsızlık geldi. Ayağımda şeker hastalığı nedeniyle bir yara var. Sol ayağımın topuğunda. Bir türlü iyileşmedi. Çok doktorlara gittim. Baktılar ufak yara merhem, pansuman suyu verdiler. Fakat tek yaşadığım için pek bakamadım kendime. Bu nedenle Devlet Hastanesi’nin acil servisine gittim. Beni Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne naklettiler. Plastik Cerrahi Doktoru benim memleketim Mersin’de Tıp Fakültesi’nde varmış. Orada ameliyat olmam gerekiyormuş. Sol ayağımda dört damar tıkalıymış. Onu açacaklarmış. Ondan sonra yarayı tedavi edecekler. Rahatsızlığım nedeniyle en sonunda memleketim olan Mersin’de kalmaya karar verdim” dedi.”ÖRNEK OLSUN DİYE GÜZEL TÜRKÇE KONUŞUYORUM”Zabıtaya verdiği kibar yanıtlarla Türkiye’de gündem olduğu anımsatılan Kılıçkını, ”İnsanlara örnek olsun diye güzel Türkçe konuşuyorum. Hatasız kelimeler kullanmaya gayret gösteriyorum. İyilikten başka güzellik düşünmüyorum” diye konuştu.”ÖLÜNCE BENİ BURAYA GÖMSÜNLER DİYORDUM”Ordu’dan ayrıldığı için üzgün olduğunu kaydeden Kılıçkını, ”Ordu’yu özleyeceğim. Ben bile ‘burada ölürsem şu yeşillikler içerisinde beni gömün’ diyorum. Memleketim, yazın ateş gibi yanıyor, çok sıcak oluyor. Ama burada kendime göre eş bulamadım. Eş bulamayınca kızımla birlikte memleketime gitmeye karar verdim. Memleketimde bana ufak tefek kiralık ev bulacaklar. Buradaki eşyalarımı kargoyla alıp, Mersin’e götüreceğim” dedi.”HİLMİ GÜLER KİBAR VE ASİL BİR İNSAN”Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler’e de teşekkür eden Kılıçkını, ”Buradaki memur arkadaşlar sağ olsunlar geldiler, ilgilendiler. Herhangi bir ihtiyacım olup olmadığını sordular. Tek yaşadığım için bazen yemeğimi yaparken erzak lazım oluyor. Onu alıp, bana getirdiler. Hilmi Güler başkanımıza da sonsuz teşekkürler ediyorum. Kibar ve asil bir insan. Olgun bir insan. Ne mutlu öyle insanlara, öyle insana” diyerek teşekkür etti.

on

Zabıta ekiplerinden poğaça istemesiyle gönüllere taht kuran 77 yaşındaki Burhan Kılıçkını’nın tedavisi, memleketi Mersin‘de devam edecek.

ZABITA İLE YAŞADIĞI DİYALOGDA KİBAR TAVIRLARI İLE DİKKAT ÇEKMİŞTİ

Ordu‘nun Altınordu ilçesi Taşbaşı Mahalesi’ndeki evinde yaşayan 77 yaşındaki Burhan Kılıçkını, ihtiyaçlarının karşılanması için kapısına gelen Altınordu Belediyesi zabıta ekiplerine verdiği sipariş sırasında kibar tavırları ile dikkatleri çekmişti. O anlar sosyal medyada büyük ilgi çekerken, Burhan Kılıçkını uygulamadan memnun olduğunu söylemişti.

GEÇTİĞİMİZ GÜNLERDE HASTANEYE KALDIRILMIŞTI

Evinde yalnız yaşayan ve şeker hastalığı bulunan Burhan Kılıçkını, ayağında bulunan yaranın kanaması üzerinde komşularından yardım istemiş, eve gelen komşuların kanamayı durduramaması üzerine 112 acil servis ekiplerine bilgi vermiş ve Burhan Kılıçkını Ordu Devlet Hastanesi‘nde tedavi altına alınmıştı.

ORDU’YA VEDA ETTİ

Mersin’den gelen kızı Deniz Öztaş (33) ile damadı Şehmuz Öztaş (43) ile birlikte hastaneden ayrılan Burhan Kılıçkını, daha sonra Taşbaşı Mahallesi Sıtkıcan Caddesi’nde yaşamını sürdürdüğü evine geldi. Evinden bazı eşyalarını alan Kılıçkını, daha sonra 15 yıl yaşadığı Ordu’ya ve evine veda edip, memleketi Mersin’in yolunu tuttu. Özel seyahat izin belgesi alan Kılıçkını, bundan sonraki yaşamını Mersin’in Mezitli ilçesine bağlı Tece Mahallesi’nde sürdürecek.

“MEMLEKETİME YERLEŞMEYE KARAR VERDİM”

Evinin önünde konuşan Burhan Kılıçkını, rahatsızlığı nedeniyle memleketine yerleşme kararı aldığını söyledi. Tek yaşadığı için ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığını belirten Kılıçkını, ”Burada 15 yıl oturdum. 15 yıl oturduktan sonra da başıma bu rahatsızlık geldi. Ayağımda şeker hastalığı nedeniyle bir yara var. Sol ayağımın topuğunda. Bir türlü iyileşmedi. Çok doktorlara gittim. Baktılar ufak yara merhem, pansuman suyu verdiler. Fakat tek yaşadığım için pek bakamadım kendime. Bu nedenle Devlet Hastanesi’nin acil servisine gittim. Beni Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne naklettiler. Plastik Cerrahi Doktoru benim memleketim Mersin’de Tıp Fakültesi’nde varmış. Orada ameliyat olmam gerekiyormuş. Sol ayağımda dört damar tıkalıymış. Onu açacaklarmış. Ondan sonra yarayı tedavi edecekler. Rahatsızlığım nedeniyle en sonunda memleketim olan Mersin’de kalmaya karar verdim” dedi.

“ÖRNEK OLSUN DİYE GÜZEL TÜRKÇE KONUŞUYORUM”

Zabıtaya verdiği kibar yanıtlarla Türkiye‘de gündem olduğu anımsatılan Kılıçkını, ”İnsanlara örnek olsun diye güzel Türkçe konuşuyorum. Hatasız kelimeler kullanmaya gayret gösteriyorum. İyilikten başka güzellik düşünmüyorum” diye konuştu.

“ÖLÜNCE BENİ BURAYA GÖMSÜNLER DİYORDUM”

Ordu’dan ayrıldığı için üzgün olduğunu kaydeden Kılıçkını, ”Ordu’yu özleyeceğim. Ben bile ‘burada ölürsem şu yeşillikler içerisinde beni gömün’ diyorum. Memleketim, yazın ateş gibi yanıyor, çok sıcak oluyor. Ama burada kendime göre eş bulamadım. Eş bulamayınca kızımla birlikte memleketime gitmeye karar verdim. Memleketimde bana ufak tefek kiralık ev bulacaklar. Buradaki eşyalarımı kargoyla alıp, Mersin’e götüreceğim” dedi.

“HİLMİ GÜLER KİBAR VE ASİL BİR İNSAN”

Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler‘e de teşekkür eden Kılıçkını, ”Buradaki memur arkadaşlar sağ olsunlar geldiler, ilgilendiler. Herhangi bir ihtiyacım olup olmadığını sordular. Tek yaşadığım için bazen yemeğimi yaparken erzak lazım oluyor. Onu alıp, bana getirdiler. Hilmi Güler başkanımıza da sonsuz teşekkürler ediyorum. Kibar ve asil bir insan. Olgun bir insan. Ne mutlu öyle insanlara, öyle insana” diyerek teşekkür etti.

Türkiye'nin gündemine oturan Burhan amca yine gönülleri fethetti: Gönlüm Ordu'da kalacak
Türkiye'nin gündemine oturan Burhan amca yine gönülleri fethetti: Gönlüm Ordu'da kalacak
Naifliğiyle Türkiye'nin gündemine oturan Burhan amca yine gönülleri fethetti: Gönlüm Ordu'da kalacak

Devamını Gör

Gündem

OPEC ülkeleri ve Rusya anlaştı, petrol üretimi günlük 10 milyon varil düşecek

on

Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC) ve Rusya gibi OPEC dışı bazı ülkeler günlük petrol üretimlerini toplam 10 milyon varil azaltma kararı aldı.

Kararı Meksika harici petrol ihracatı yapan tüm ülkeler kabul etti.

Buna göre OPEC+ olarak bilinen ülkeler günlük ham petrol üretim miktarını 1 Mayıs’tan 30 Haziran’a kadar iki ay boyunca 10 milyon varil azaltacak.

Hazirandan sonra 2021’e kadarki 6 aylık dönemde ise üretim azaltma miktarı günlük 8 milyon varil, 30 Nisan 2022’ye kadar olan sonraki 16 aylık dönemde ise günlük 6 milyon varil olarak kabul edildi.

Uzun bir süre OPEC ülkeleriyle anlaşma sağlayamayan Rusya Enerji Bakanı Alexander Novak, tüm petrol üreten ülkelerin aşırı üretimden kaynaklanan durumu değiştirmek için hem fikir olduğunu, zira dünya genelinde petrole olan talebin günlük 10-15 milyon varil düştüğünü kaydetti.

Kesinti miktarları için OPEC+ üyelerinin Ekim 2018 ham petrol üretim seviyeleri baz alınacak, ancak Suudi Arabistan ve Rusya’nın kesintileri günlük 11 milyon varillik üretim miktarı baz alınarak hesaplanacak.

Meksika anlaşmayı kabul etmedi, üretimi günlük 100 bin varil düşürecek

Toplantıda alınan karara Kuzey Amerika ülkesi Meksika ise katılmadı. Meksika Enerji Bakanı Rocio Nahle, önümüzdeki 2 aylık süreçte üretim miktarlarını günlük 100 bin varil düşüreceklerini kaydetti.

Rocio Twitter hesabında, günlük üretimlerinin 1.7 milyon varil olduğunu ve bu rakamı 2 ay süreyle 1.6 milyon varile düşüreceklerini yazdı.

Toplantı sonrası petrol fiyatları daha da düştü

Toplantı sırasında Brent türü ham petrolün varil fiyatı 33,87 dolara kadar çıkarak günü 32,84 dolardan tamamlarken, bugün 08.00’de ise yüzde 3,1 düşüşle 31,82 dolara geriledi.

ABD’nin Batı Teksas türü (WTI) ham petrolün varil fiyatı da dün 26,45 dolara yükselerek günü 25,09 dolardan kapattı ve bugün aynı dakikalarda yüzde 7,5 azalışla 23,21 dolardan alıcı buldu.

OPEC+ ülkeleri 6 Mart’ta Avusturya’nın başkenti Viyana’da düzenlenen toplantıda üretim kesintisi kararı alamamış, dünya genelinde hızla yayılan koronavirüsün (Covid-19) yarattığı düşük talep ve arz fazlası nedeniyle petrol fiyatları 30 Mart tarihinde 2002’den bu yana en düşük seviyelerine gerilemişti.

Devamını Gör

Gündem

Koronavirüs: Covid-19’dan 2 kişinin öldüğü Yeni Zelanda’nın elime stratejisinden çıkarılacak dersler neler?

on

Jacinda ArdernTelif hakkı
Getty Images

Image caption

Yeni Zelanda Başbakanı Jacinda Ardern

Amerikan Johns Hopkins Üniversitesi’nin son verilerine göre nüfusu yaklaşık 4,7 milyon olan Yeni Zelanda’da koronavirüs vakalarının sayısı 1300’ün altında. Ülkede virüs sonucu şu ana kadar sadece iki kişi hayatını kaybetti. Otago Üniversitesi Kamu Sağlığı Bölümü’nden Profesör Michael Baker ve Nick Wilson, İngiliz Guardian gazetesinde yayımlanan makalelerinde, Yeni Zelanda’nın salgına karşı uyguladığı eleme stratejisini ele aldı.

Covid-19 salgınında kararlı bir tutum geliştirmek gerekiyor, ancak salgın kontrolüyle ilgili bilimsel bilgi ve modern cihaz avantajına rağmen batılı ülkeler bu konuda çok yavaş davrandı.

Yeni Zelanda, ülke sınırları içinde Covid-19 salgınına tümüyle son vermek üzere gelişkin bir strateji izleyen tek “Batılı” ülke konumunda. Yeni vaka sayıları sürekli düşüş gösterdiği için bu strateji işe yaramış görünüyor.

Yeni vakaların çoğu seyahatten dönenler. Bunlar sınırdan girer girmez karantinaya alınıyor. Diğerleri ise belli bölgelerde toplanmış görünüyor, ki bunlar da takip altında tutularak yayılması önleniyor. Ancak zafer ilan etmek için henüz erken, ülkede sokağa çıkış sınırlamaları sıkı bir şekilde uygulanıyor.

Yeni Zelanda, hastalığı tümüyle ortadan kaldırma stratejsiini Mart ortasında uygulamaya başladı. Daha önce Avustralya’da olduğu gibi genel grip salgınında uygulanan yöntemlere başvurulmuştu. Sonra sıkı sınır kontrolleri, 14 gün izolasyon, hastaların önceden irtibat kurduğu kişilerin takibe alınması, karantina gibi yöntemler uygulandı.

Eliminasyon stratejsi

Ancak 23 Mart’tan itibaren Yeni Zelanda hastalığın tümden ortadan kaldırılması, yani eleme stratejisini uygulamaya başladı. Her iki ülkede de vaka sayısı azdı. Yeni Zelanda’da 102 koronavirüs vakası tespit edilmiş ve hiç ölüm olmamışken, Avustralya’da 1396 vaka ve 10 ölüm vardı. (Perşembe günü itibarıyla Yeni Zelanda’da 992 vaka ve bir ölüm oldu. Pazar gününden bu yana vaka artışı düşmeye devam etti, 89 yeni vaka sayısı 29’a düştü.)

Aynı gün Başbakan Jacinda Ardern Yeni Zelanda’da fiziksel mesafe ve seyahat sınırlaması uygulamasının artırılacağını açıkladı. 26 Mart’ta da ülkede topyekun sokağa çıkma sınırlaması başlatıldı.

Eleme stratejisi, grip salgınında uygulanan yatıştırma stratejisinden farklı. Yatıştırmada, salgın ilerledikçe müdahaleler de artıyor – örneğin okulların kapatılmasına daha sonra geçiliyor, “zirve” noktasını düzleştirmek amacıyla. Hastalığı tümüyle ortadan kaldırmak içinse, daha başlangıç aşamasında sıkı önlemler uygulanarak yayılması sekteye uğratılıyor.

Bir ay boyunca herkese evde karantina uygulanarak Covid-19’un yayılması durdurulmuş oldu. Bu sırada sınırda alınan ek önlemler, testlerin yaygınlaştırılması, ek takip ve gözetim için de hazırlıklar tamamlandı. Ayrıca daha önce Asya’daki SARS gibi büyük salgınlardan etkilenmemiş halkın fiziksel mesafe uygulamasına alışması da sağlandı bu sırada.

Telif hakkı
Getty Images

Alternatifler ne?

Yeni Zelanda’da eleme stratejisinde karar kılınmasının bir nedeni de bunun en az kötü seçenek olarak görülmesiydi. Dünya Sağlık Örgütü ekibinin Çin ziyaretinin ardınan yayımladığı raporda, gribin tersine Covid-19’un SARS’a daha çok benzediği ve toplum içinde yayılmış olsa bile ortadan kaldırılmasının mümkün olduğu bilgisiydi. Ayrıca Singapur, Güney Kore, Tayvan ve Hong Kong’da salgını sınırlandırmada başarı gösterilmişti.

Batı ülkelerinde de “zirveyi düzleştirme” amacıyla uygulanan yatıştırma stratejisinin işe yaramadığı, Avrupa çapında sağlık sistemlerine aşırı yüklenme olduğu görülüyordu. Bu ülkeler de artık baskılama stratejisine yöneliyor, böylece aşı veya ilaç buluncaya dek, belki uzun süreli sınırlamalar pahasına salgını kontrol edilebilir bir seviyede tutmaya çalışıyorlardı.

Hangi ülkeler uygulayabilir?

Bu stratejinin etkili olması için sınır kontrollerinin sıkı olması, yoğun test ve takip için yeterli kaynak bulunması, sokağa çıkma sınırlamasının uygulanabilir olması gerekir. Avustralya’da bu koşullar olduğu için bu strateji hala uygulanabilir. Ancak birçok düşük ve orta gelirli ülkeler bakımından ne yazık ki şu anda bunlar hayata geçirilebilir görünmüyor.

Önemli etkenlerden biri de siyasi liderlik. Yeni Zelanda Başbakanı Jacinda Ardern’in kararlı ve insani özellikleri ağır basan liderliğinin, Yeni Zelanda’da salgına karşı stragejinin hızla değiştirilmesinde ve uygulanmasında önemli olduğu söylenebilir.

Hükümet ayrıca Maori, Pasifik halkları ve düşük gelirliler gibi daha dezavantajlı kesimlerin korunmasın yönelik olarak büyük bri ekonomik destek paketi ve kira artışının sınırlanması gibi ek önlemler de aldı.

Buna rağmen Yeni Zelanda’nın az da olsa eliminasyon stratejisinin başarısız olma ihtimaline karşı da hazırlıklı olması gerekiyor. Bu durumda baskılama ve yatıştırma stratejisine geçmesi gerekecek.

Bu stratejilerle hedefli önlemlere yönelerek yaşlılar ve kronik hastalıkları olanlar gibi kesimlerin ölüm oranı da azaltılabilir. Covid-19 hastalarının dönem dönem artış göstermesi durumuyla baş edebilecek şekilde sağlık sisteminin geliştirilmesi de bu dönemde önemli olacaktır.

Daha fazla yatırım

Eliminasyon stratejisi diğer stratejilere göre iki avantaj sunuyor. Erken uygulandığı takdirde hasta ve ölü sayısını sınırlayabilir ve başarılı olması halinde daha net ve hızlı bir çıkış yolu da sağlayabilir. Ancak burada da iyimserliğin temkinli olmakla dengelenmesi gerekiyor. Gelecekte Covid-19 tehdidinden kurtulmak için aşı ya da antiviral ilaç tedavisinin bulunması şart.

Bu salgından çıkarılacak en önemli derslerden biri de kamu sağlığına daha fazla yatırım yapılması gerektiğidir.

Devamını Gör

Köşe Yazıları

yazılar

SORUNLAR VE ÇÖZÜMLERLE

SÖZÜN DOĞRUSU EVLİLİK/ EVET GENÇLERİMİZİ AYNEN ÖZGÜR BEYİN DEDĞİ GİBİ BİR EVE KOYARAK ONLARI EVLENMİŞ SAYIYORUZ,BİZ BU TAVSİYELERE KULAK VERECEK...

yazılar

özgür türk sorunlar ve çözümler ile artık you tube de

Okunma Sayısı: 89

yazılar

SÖZÜN DOĞRUSU / DAYANAMIYORUM BU ADALETSİZLİĞE..! HAYKIRIYORUM..!

Bu kadar insanın ölümüne sebep olan fetonun kancık itleri ve çekirdek kadro denilen şerefsiz soysuz hainler sanki hiç suçları yokmuş...

yazılar

ARINÇ,A KOZMİK ODA KONUSU NİHAYET AÇIKÇA SORULDU..SİZMİ AÇTIRDINIZ..?

Konuk olduğu yayında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bülent Arınç, “Kozmik Oda’yı siz mi açtırdınız” sorusuna “Hayır, bu külliyen yalandır ve...

#BAŞATIMI/HEZİMETMİ #BAŞATIMI/HEZİMETMİ
yazılar

BAŞARIMI….YOKSA ….?

Barış pınarı harekatı için medyada ,sosyal platformlarda çok şekilde söylemler oldu,peki objektif olarak bakıldığında gerçekten bir tehditole geri adımmı,yoksa bir...

yazılar

MEHMET SİYAM KESİMOĞLU,BAŞIN SAĞOLSUN..

KIRKLARELİ belediyesinin başarılı belediye başkanı annesinin vefaat ı ile sarsıldı,anne melahat kesimoğlu ani vefaati ile tüm kırklarelini yasa boğdu,melahat kesimoğlu...

yazılar

SİBER KAHRAMANLAR….!

Siz görmesenizde onlar çalışıyor,kendilerine gelen mail yoluyla her türlü ihbarı değerlendirip sonuç almak için gerekli hareketi başlatıyorlar,24 saat kesintisiz çalışıyorlar,nerede...

yazılar

BİR BOZKURT DAHA GÖÇ EYLEDİ.

Ülkü Ocakları’nın kurucu genel başkanı Aytekin Yıldırım, hayatını kaybetti. Ülkü Ocakları’nın kurucu genel başkanı Aytekin Yıldırım, bu sabah evinde hayatını...

#KÜRTLERE MUAZZAM PARA VERDİK.. #KÜRTLERE MUAZZAM PARA VERDİK..
yazılar

YPG VE KÜRTLERE MUAZAM PARA VERDİK..OLMADI.

trump, YPG’ye yapılan destekle ilgili, “Kürtler bizimle birlikte savaştı, ama bunu yapmaları için onlara muazzam para ödendi, donanım verildi” dedi....

#HAMİDİYE ..HERKES SUSAR. #HAMİDİYE ..HERKES SUSAR.
yazılar

SÖZÜN DOĞRUSU / HAMİDİYE DEYİNCE HERKES SUSAR..!

1902 YILINDA ABDÜLHAMİT han tarafından ilk su fabrikası olarak kurulduğundan bu yana İTANBUL AHALİSİNE milli bir su markası olarak hizmet...

Trending

Kangal Yazılım Copyright © 2014 OrionMedyaTv